|
WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.
Aradığınız tam cümleyi bulamadık. "without" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir. Ayrıca bakınız: much | thought
WordReference English-Turkish Dictionary © 2025: Temel Çeviriler |
without prep | (lacking) | olmadan, olmaksızın edat |
| | -siz, -sız edat |
| I went to work without my mobile phone today. |
| Bugün işe cep telefonum olmaksızın gittim. |
| Bu soğukta dışarıya şapkasız çıkmayın. |
without prep | (excluding) | -siz, -sız edat |
| Don't go to the cinema without me. |
| Sinemaya bensiz gitme. |
without prep | (lacking [sth]) | -sizce, -siz olarak z. |
| She sang without enthusiasm. |
| Şarkıyı isteksizce (or: isteksiz olarak) söyledi. |
Ek Çeviriler |
without prep | literary (outside of) | dışarısında z. |
| | dışında z. |
| It is smoky within the house and foggy without. |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2025: Deyimsel fiiller
|
do without vi phrasal | (abstain) | uzak durmak f. |
| | vazgeçmek f. |
| We've run out of milk; you'll have to do without until I can get to the shops. |
do without [sth/sb] vtr phrasal insep | (endure not having) | -siz yapabilmek f. |
| | olmadan yapabilmek f. |
| James can't do without his morning coffee, so he has bought himself an espresso machine. |
get along without [sb/sth] vtr phrasal insep | (not need) | (birşey) olmadan yaşamak/hayatına devam etmek, -siz yaşamak f. |
| I can get along without luxuries in this economy. |
go without [sth] vtr phrasal insep | (be deprived of, not have) | -siz yaşayabilmek f. |
| | olmadan yapabilmek f. |
| A camel can go without water for a week. | | Personally, I can go without television. |
go without vi phrasal | (not have [sth], suffer deprivation) | yoksun olmak f. |
| | mahrum kalmak f. |
| My parents went without so that my sister and I could have everything we needed. |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:
|
|